Zamanı ikiye ayırmış gibidir derler Bursa. Biri şimdiki zamanın Bursa’sı; duran zamanı sarmalayan, geçmişin görkemini gölgeleyen, kentleşmeye yenik düşmüş boynu bükük. Diğeri geçmişini hatırlayan, manevi çehresi zaman içinde hiç değişmeyecek, taşında toprağında şanlı erlerin hikayelerini sırlayan Bursa.
Bursa’da tarih, o kadar derine işlemiştir ki toprak nerede başlar, nerede çini olur, nerede mihraba dönüşür bilinmez. Ya da neresi topraktır neresi ecdad. Böyle olunca da Bursa başlı başına bir tarihtir. Asildir Bursa, nede olsa başkenttir. Bir kere başkent olan hep başkent olarak kalır.
Şehirleri şehir yapan taşı, toprağı üzerindeki eserleri değil yaşadığı ve yaşattığı ruhtur. Bu ruhla Hüdavendigar’da tarihin hüznüne dalar insan, Yıldırım’da celallenir. Yeşil ‘de hayran olur, Muradiye’de huzur bulur. Emir Sultan’da derinlere dalıp, Ulucami de aşka çıkar.
Bursa sadece tarih de değildir. Peki nedir Bursa?
Kahvaltıda Gemlik zeytini, tahinli pide, öğle yemeğinde Cantık ya da köfte yanında Karacabey soğanı, atıştırmak istersen sulu şeftali, akşam yemeğinde İskender kebabı sonrasında Kemalpaşa tatlısıdır. Alışveriş dersen çarşıdır, handır, hediye denince kestane şekeri, Bursa ipeğidir. Serinleyelim dersen Mudanya’da, Trilye’de sahildir, Uludağ’da kayaktır. Karagöz-Hacivat’tır. Hatırlayalım dersen türbedir, ecdattır, dua istersen ricâlü-l gaybdır, ulemâdır. Kulluk dilersen camidir.
Aşk istersen Bursa’dır.
Satış- WHATSAPP 533 2493949
