Genel

2 Yaka 1 Aşk

Sakız adasından bir güzele aşık olan sağır, dilsiz mucidin hikayesi.

Ege’de hüzün dolu tüm hikayeler Mübadele ile başlar. Bu hikayemizde öyle oldu tabi.

Hikayemize konu olan Kaya Ailesi zorlu bir yolculuğun ardından Selanik’ten göçtü Çeşme’ye.

1935 yılında çocukları Nezir burada şimdiki adı Dalyan olan Köste köyünde doğdu. Güçlü kuvvetli yapısıyla dikkat çeken Nezir Kaya, çocukken geçirdiği rahatsızlıktan dolayı sağır ve dilsiz bir yaşama mecbur kaldı.

Kendi yaptığı küçük kayıklarla balık avlayarak geçimini sağlayan Nezir Kaya, yaptığı ilginç icatlarla köyde dikkat çekmeye başladı. Kendine dev bir uçurtma yapan Kaya’nın Dalyan’ın üzerinde uçtuğu yayıldı köyde.

Meraklı bakışlara aldırış etmeyen Nezir Kaya, bir gün köye ziyarete gelen Rum güzeli Tinika’ya (veya Maria) sırılsıklam aşık oldu. Ama Tinika geri dönmek zorundaydı. Bu ayrılık sonrası Tinika’nın geldiği Sakız Adası’na bakıp bakıp duran Nezir Kaya, 25 parça tenekeyi bir araya getirerek bir tekne yaptı. Yelken olarak da dev uçurtmasını kullanarak yaptığı tekneyle adaya gitti. Tüm masum duygularına rağmen zaman o kadar masum değildi maalesef. Sakız’a çıkıp sevgilisini bulmak isteyen Nezir Kaya, pasaportsuz olarak yakalandı ve Türk Casusu sanıldı. Konuşup kendisini ifade edemediği için alıkonuldu, dövüldü.

Annesinin kaymakamlığa “kayıp” başvurusu yaparken, adada “casus” yakalandığı haberi kısa sürede halk arasında yayıldı. Dalyan’a gidip gelen bazı Yunanlıların tanımasıyla gerçek ortaya çıkınca “bir daha gelmemesi” uyarısıyla serbest bırakıldı.

Bırakıldı bırakılmasına ama aşk o kadar kolay vazgeçmeyecekti. Tinika’yı unutmayacaktı. Onu yeniden görmek için tekrar bir tekne yapıp, 3 metre genişliğinde dev uçurtmasını bağlayarak yelken gibi kullanmaya başladı. Poyraz estiği günlerde uçurtmasını gökyüzüne bırakıp yelken gibi kullanarak adaya adeta uçarak gidip gelmeye başladı. Aşkı engel tanımayan Nezir yüzlerce kez, Sakız’a gidip geldi. Fakat bu kıyılarda aşıklar için kaderin başka planları vardı. Yine bir dönüşü sırasında rüzgarın oyunuyla savrulan teknesini zorlu mücadelelerle kıyıya yanaştırmayı başardı ise de savrulan tekne kendisini Karaburun’ Yarımadasına kadar savurmuştu. Bu kez Yunan Casusu şüphesiyle gözaltına alındı. Burada da sağlam bir “sopa” yiyen Kaya, gerçeğin ortaya çıkmasıyla yine özgürlüğüne kavuştu.

1968-70 yıllarında sevdiğini görebilmek için ilk kuleyi köyün girişine yaptı.. Çevredeki yıkık Rum evlerinin taşlarından yaptığı bu kule 14,5 m yüksekliğinde dört pencereli ve balkonluydu. Yaptığı bu kule çevre halkına korku yarattığı için kendi elleriyle yıktı.

İkinci kule inşaatı ise kendiliğinden yıkıldı.

Son kule ise diğerlerinden daha yüksek (30X4 metre diyen var)istediği kadar sağlam olmuştu.

Sadece geceleri çalışarak ve Şakül (Yapının dikliğini ölçmek için kullanılan alet), terazi gibi hiçbir malzeme kullanmadan yapmıştı kulesini. Kuleye çıkıp uzun uzun sevdiği kadının olduğu Sakız Adası’nı seyrederdi.

Ama kaderin Nezir için yine farklı planları vardı. 1980 ylında bisikletiyle kulesinden evine döneceği sırada geçirdiği bir kaza sonrası 45 yaşında yaşama gözlerini yumdu. İnşa ettiği kulenin sırrı ise hiç çözülemedi.

Ölümünden sonra kule dönemin belediye başkanı Nuri Ertan tarafından yıktırıldı.   

Dilden dile anlatılan aşkları ‘Balıkçı’ filmine konu oldu. Kösteli Nezir’in anısına Çeşme Belediyesi tarafından Dalyanköy’de her yıl “Aşk Festivali” düzenlenmeye başlandı. Alınan bir kararla da Kaya’nın, yıkılan dev kulesi Çeşme Belediyesi tarafından yeniden inşa ettirilmeye başlandı.

Yorum bırakın